URFAOBJEKTİF.COM – Urfa Haber

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

7.884
23 Mayıs 2017 - 21:15
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askeri öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askeri Lisesi’ni bitirdi. 1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu.

Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı.

Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin tarafından Anadolu’ya gönderildi. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Türk milli mücadelesini başlattı. Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. Askerî görevlerinden istifa ederek, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni topladı. Meclis Başkanı seçildi. 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık görevini üstlenerek, Anadolu’nun Yunan işgalinden kurtarılması için mücadele etti. Sakarya Meydan Savaşı’nı kazandı. 19 Eylül 1921’de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve Gazi ünvanı verildi.

26 Ağustos 1922’de işgalci Yunan kuvvetlerine karşı Büyük Taarruz’u başlattı. Beş gün sonra 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savaşı kazanıldı. Lozan Barış Konferansı’ndan sonra, 11 Ağustos 1923’de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeniden Başkan olarak seçildi. 9 Eylül 1923’de kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanlığı’na seçildi.

29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilan edildiği gün, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı oldu. Dört dönem üst üste seçildi. 10 Kasım 1938 tarihinde öldü.

English Biography

ATATURK

Mustafa Kemal Atatürk was born in Salonika in 1881. His father is Ali Rıza Effendi, his mother is Zübeyde Hanim. Ali Rıza Effendi was from the local people of Salonika. His early grandfathers had settled down in Serez leaving Vidin, and went to Salonika from there. Ali Rıza Effendi, worked as a customs officer in the beginning of his life, and then left working as an officer and was engaged in timber trade.

Ataturk’s mother, Zubeyde Hanim was from an old Turkish family settled down in a town named Langaza near Salonika. This family was one of the yoruks passed from Anatolia to Rumeli and were known as ‘Varyemezoğulları’. This family had big farms in Langaza and they were engaged in both farming and animal husbandry. Upon Ali Rıza Effendi’s death in his fifty in 1888, who married Zubeyde Hanim in 1871, the duty of growing and bringing up little Mustafa was left to Zubeyde Hanim. Little Mustafa, obeying his mother, went to the quarter school of Hafiz Mehmet Effendi for his primary education. But, in a short period of time, he passed to Şemsi Effendi School in Salonika upon his father’s will, and completed the school there. His father died while he was studying in this school. At this time, he had two sisters younger than him whose names were Makbule and Naciye.

When their father died, little Mustafa was seven years old, and Makbule had just completed her first age; Naciye was 40 days old. This youngest sister died in Salonika in her youth. Upon Ali Rıza Effendi’s death, Zubeyde Hanim settled down in Huseyin Effendi’s house, who worked as a steward in Rapla farm near Salonika. The education of little Mustafa was willy-nilly hampered because of farm life. However, after a short period of time, he turned back to Salonika and went on his education from where he left in his aunt’s house.

Little Mustafa went for a period of time to Salonika Civil Service Secondary School after Şemsi Effendi Primary School, but he left this school and applied to Military Secondary school in 1893 with his own decision and carried on his education there.

He went to his uncle Huseyin Effendi’s farm in summers and stayed there until it is the school time. Mustafa really loved this school. He showed himself among his friends in a short time with his intelligence and superior skills and made his teachers like him.

ESERLERİ:

Atatürk’ün Özel Mektupları
Mustafa Kemal Atatürk
Kaynak Yayınları / Siyasal Tarih ve Türkiye Dizisi

“Atatürk’ün Özel Mektupları”, ilk kez Sadi Borak tarafından derlenmiştir. 1961 yılında ilk basımı yapılan eser, kısa sürede tükenmiş, 1970’te ikinci ve 1980’de üçüncü basımı yapılmıştır. İlk basımı 42, ikinci basımı ise 80 mektubu kapsayan eser, üçüncü ve elinizdeki dördüncü basımında 157 mektubu içermektedir.

Atatürk’ün bu mektupları, yaşadığı dönemin ve içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal olayların birer aynası gibidir. Ayrıca Atatürk’ü tüm yanlarıyla bu mektuplarda bulmak da mümkündür: Sevgileri, tutkuları, hatta kıskançlıklarıyla… Mektuplar, tarihimiz ve Atatürk’ün biyografisiyle ilgili birçok materyali de içermektedir. Bu eserde yer alan mektuplar, öyküleriyle birlikte birçok olayı aydınlığa kavuşturmaktadır. Yakın tarihimizin kimi olayları belge ve bilgi yetersizliği nedeniyle tarihimize yanlış olarak yansımıştır. Kimi olaylar da aynı nedenle birtakım gerçek dışı varsayımlar üzerine kurulmuştur. Bunlar arasında kasıtlı olarak saptırılan olaylar da vardır: Fevzi Çakmak’ın Anadolu’ya geçişi, Sovyet yöneticileriyle yazışmalar, Ardahan Milletvekili Hilmi ve Ali Galip olayları vs…

“Atatürk’ün Özel Mektupları”, yakın tarihimizin bilinmeyen ya da az bilinen kimi olaylarını açıklığa kavuşturmuş olması bakımından her zaman başvurulması gereken kaynak bir yapıt niteliğindedir.

Atatürk Konuşuyor
“Nutuk Öncesi”
Mahmut Soydan, Falih Rıfkı Atay
Tekin Yayınevi

Bu kitap için anılarını kağıda döken Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydan’a Atatürk’ün özel demeci “Benim anlattıklarım ve anlattıklarımı değerlendirmek için size verdiğim
belgeler okunduktan sonra, bütün Türk milletini, özellikle Türk aydınlarını vicdan ve fikir hesaplaşmasına çağırmak isterim. “Anılar” diye size anlattığı bu hikayelerin, zamanımıza kadar birtakım Devlet büyüklerinin anılarını yayımlamak sevdasına benzer bir eğilimden doğmuş olduğunu sanmayınız. Eğer ben, bu gerçekleri size söylüyorsam ve milletimize ulaştırıyorsam, elbette bundan, büsbütün başka bir amacım vardır. Bu amaç ne olabilir?… Bunu burada açıklayamam. Fakat benim tasarladık

larımı, düşüncelerimi içtenlikle ulaştıran bu yazılar okunduktan sonra, kuşku duymam ki milletim, kendi kendine durumu öğrenecek, değerlendirebilmek için gerekli belgelere sahip olacaktır.

Dediklerimi, olaylar eylemlerle kanıtlamamış olsaydı, bu sözlerimin kapsadığı gerçeği -güç anlaşılabilir düşüncesiyle-, bir zaman daha yayımlamakta ağır
davranmaya belki gerek görürdüm.”

GÜNLÜK HABER AKIŞI
TBMM Başkanvekili Celal Adan Genel Kurul’da Cumhurbaşkanlığı’nın Ayasofya ile ilgili kararını okudu. Adan şunları kaydetti: “İstanbul ili, Fatih ilçesinde bulunan Ayasofya Camiinin müzeye çevrilmesi hakkındaki 24/11/1934 tarihli ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Danıştay Onuncu Dairesinin 2/7/2020 tarihli ve E:2016/16015, K:2020/2595 sayılı Kararı ile iptal edildiğinden, Ayasofya Camiinin yönetiminin 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 35’inci maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verilmiştir.” Adan kararı okuduktan sonra AK Parti milletvekilleri ‘zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı” şeklinde slogan attı. Milletvekilleri kararı ayakta alkışladı. “Ayasofya Camisi bugün asli görevine dönmüş oldu” AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, şöyle konuştu: “1934 yılından beri müze olarak kullanılan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesi olan ve aslında uzun yıllardır mücadelesi devam eden ki 1934’ten öncesinde Fatih’in İstanbul’u fethinden itibaren vakfiyesinde cami olarak vakfedilmiş olan, ki biz vakıf senetlerinin ihlalinin ne kadar ağır bedeller içerdiğini bilen insanlarız, bu ağır bedelin vicdani yükümlülüğünü taşıyan insanlarız. O manada bu kadar uzun bir aradan sonra öncelikle bir vakfa hürmete, bir vakıf senedine hürmete, İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’a hürmete ve elbette değerlerimize hürmete binaen bugün geldiğimiz noktada Danıştay’ın vermiş olduğu kararla birlikte 1934’te müzeye dönüştürülen Ayasofya Camisi bugün asli görevine dönmüş oldu. Bu manada çok büyük bir mutluluk duyuyoruz Danıştay’ın verdiği karardan ve devamında da Sayın Cumhurbaşkanımıza hassaten teşekkürlerimizi sunuyoruz bu konuda bütün bekleyenler adına. Bu kararnameyle birlikte Ayasofya Camisi artık Diyanet İşleri Başkanlığının bünyesinde bütün inananlar için aynı zamanda ibadet alanı olarak hayatına devam edecek, asli hayatına devam edecek.” MHP Grup başkanvekili Erkan Akçay, Ayasofya’nın cami olarak kullanılması kararına ilişkin, “Uzun yıllardır ülkemizin gündeminde olan ve âdeta bir millî mesele hâline gelen, çocukluğumuzun ve gençliğimizin idealine dönüşmüş olan Ayasofya’nın tekrar cami hüviyetiyle ibadete açılması konusunda Danıştay’ın kararı ve akabinde Sayın Cumhurbaşkanımızın almış olduğu idari kararla Diyanet İşleri Başkanlığına yönetimi verilerek cami olarak ibadete açılması kararı alınmıştır. Aziz milletimize ve İslam âlemine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum ve başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Danıştay’a da bu konuda şükranlarımızı sunuyorum” ifadelerini kullandı. “Hepimizin gençlik rüyasıydı” İYİ Parti Grup Başkanvekili Musavat dervişoğlu, tarihi ana tanıklık ettiklerini söyleyerek, “Hepimizin gençlik rüyasıydı ve 86 yıl devam eden bir mücadelenin sonucu olarak zaten hepimiz tarafından ‘cami’ diye bilinen Ayasofya Camisi, bugün tarihe Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize miras bıraktığı şerhle kaydedilmiştir. Buna vesile olanlardan Cenab-ı Allah razı olsun” şeklinde konuştu. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, şunları kaydetti: “Ayasofya, orada ibadet etmek isteyen, inancı gereğince ibadetini yerine getirmek isteyen herkesin hakkıyla ibadet etmesi gereken bir yerdir. Ayasofya tarihsel bir insanlık mirasıdır. Bundan sonraki süreçte, Diyanet İşleri Başkanlığının, geçmişten devraldığımız ve torunlarımız için bize emanet olan buranın tarihsel, kültürel ve çok değerli mimari özelliklerine zarar verilmeden bu işleri yapması yönünde hassasiyet göstermesi noktasında da talebimizi iletiyoruz.”
SON DAKİKA HABERLERİ
TBMM Başkanvekili Celal Adan Genel Kurul’da Cumhurbaşkanlığı’nın Ayasofya ile ilgili kararını okudu. Adan şunları kaydetti: “İstanbul ili, Fatih ilçesinde bulunan Ayasofya Camiinin müzeye çevrilmesi hakkındaki 24/11/1934 tarihli ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Danıştay Onuncu Dairesinin 2/7/2020 tarihli ve E:2016/16015, K:2020/2595 sayılı Kararı ile iptal edildiğinden, Ayasofya Camiinin yönetiminin 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 35’inci maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verilmiştir.” Adan kararı okuduktan sonra AK Parti milletvekilleri ‘zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı” şeklinde slogan attı. Milletvekilleri kararı ayakta alkışladı. “Ayasofya Camisi bugün asli görevine dönmüş oldu” AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, şöyle konuştu: “1934 yılından beri müze olarak kullanılan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesi olan ve aslında uzun yıllardır mücadelesi devam eden ki 1934’ten öncesinde Fatih’in İstanbul’u fethinden itibaren vakfiyesinde cami olarak vakfedilmiş olan, ki biz vakıf senetlerinin ihlalinin ne kadar ağır bedeller içerdiğini bilen insanlarız, bu ağır bedelin vicdani yükümlülüğünü taşıyan insanlarız. O manada bu kadar uzun bir aradan sonra öncelikle bir vakfa hürmete, bir vakıf senedine hürmete, İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’a hürmete ve elbette değerlerimize hürmete binaen bugün geldiğimiz noktada Danıştay’ın vermiş olduğu kararla birlikte 1934’te müzeye dönüştürülen Ayasofya Camisi bugün asli görevine dönmüş oldu. Bu manada çok büyük bir mutluluk duyuyoruz Danıştay’ın verdiği karardan ve devamında da Sayın Cumhurbaşkanımıza hassaten teşekkürlerimizi sunuyoruz bu konuda bütün bekleyenler adına. Bu kararnameyle birlikte Ayasofya Camisi artık Diyanet İşleri Başkanlığının bünyesinde bütün inananlar için aynı zamanda ibadet alanı olarak hayatına devam edecek, asli hayatına devam edecek.” MHP Grup başkanvekili Erkan Akçay, Ayasofya’nın cami olarak kullanılması kararına ilişkin, “Uzun yıllardır ülkemizin gündeminde olan ve âdeta bir millî mesele hâline gelen, çocukluğumuzun ve gençliğimizin idealine dönüşmüş olan Ayasofya’nın tekrar cami hüviyetiyle ibadete açılması konusunda Danıştay’ın kararı ve akabinde Sayın Cumhurbaşkanımızın almış olduğu idari kararla Diyanet İşleri Başkanlığına yönetimi verilerek cami olarak ibadete açılması kararı alınmıştır. Aziz milletimize ve İslam âlemine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum ve başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Danıştay’a da bu konuda şükranlarımızı sunuyorum” ifadelerini kullandı. “Hepimizin gençlik rüyasıydı” İYİ Parti Grup Başkanvekili Musavat dervişoğlu, tarihi ana tanıklık ettiklerini söyleyerek, “Hepimizin gençlik rüyasıydı ve 86 yıl devam eden bir mücadelenin sonucu olarak zaten hepimiz tarafından ‘cami’ diye bilinen Ayasofya Camisi, bugün tarihe Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize miras bıraktığı şerhle kaydedilmiştir. Buna vesile olanlardan Cenab-ı Allah razı olsun” şeklinde konuştu. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, şunları kaydetti: “Ayasofya, orada ibadet etmek isteyen, inancı gereğince ibadetini yerine getirmek isteyen herkesin hakkıyla ibadet etmesi gereken bir yerdir. Ayasofya tarihsel bir insanlık mirasıdır. Bundan sonraki süreçte, Diyanet İşleri Başkanlığının, geçmişten devraldığımız ve torunlarımız için bize emanet olan buranın tarihsel, kültürel ve çok değerli mimari özelliklerine zarar verilmeden bu işleri yapması yönünde hassasiyet göstermesi noktasında da talebimizi iletiyoruz.”Temmuz 10, 2020-5:48 pm

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

%d blogcu bunu beğendi: