Metallica Biyografisi-Hayatı « URFAOBJEKTİF.COM – Urfa Haber

SON DAKİKA

Binali Yıldırım Şanlıurfa’da

GÜNDEM, ŞANLIURFA, SİYASET, SON DAKİKA, YEREL HABERLER

Karaköprü Belediyesi Çalışanları Baskı ile Karşı Karşıya

GÜNDEM, ŞANLIURFA, SİYASET, YEREL HABERLER

Başsavcı Öztoprak’tan Moral ziyareti

GÜNDEM, ŞANLIURFA, SİYASET, SON DAKİKA, YEREL HABERLER

Urfa’da Bir Tır Şoförü İntihar Etti

3. SAYFA, ASAYİŞ, GÜNDEM, ŞANLIURFA, SİYASET, SON DAKİKA, YEREL HABERLER

Metallica Biyografisi-Hayatı

Bu haber 09 Aralık 2016 - 4:10 'de eklendi ve 104 kez görüntülendi.
Metallica..Bilmeyen, tanımayan yok dünya üzerinde.. Amerikan tarihinin en çok satan 7. grubu..
Kimin aklına gelirdi, 1981 senesinde Lars Ulrich’in, James Hetfield’e yaptığı reddedilmez teklifin böyle büyük bir harekete dönüşebileceği?
Gerçek şu ki, o zamanlar Lars’ın grubu falan yoktu ta ki James O’na katılana kadar. İkili, ilk parçalarını James’in basgitar, ritm Gitar ve vokali üstlenmesiyle dandik bir kayıt cihazı vasıtasıyla gerçekleştirdiler. Lars, baterinin yanı sıra şarkı düzenlemeleri ile de uğraştı ve menajerlik görevini de üstlendi. Daha sonra Hetfield’in ev arkadaşı Ron McGovney ile basgitar için, Dave Mustaine ile de lead gitar için anlaşıldı…
 
Grup arkadaşları olan Ron Quintana’nın tavsiyesi üzerine "Metallica" adını alarak Los Angeles’ta Saxon gibi gruplara açılış grubu olarak performanslarına başladı. Sonunda grup ‘No Life Til Leather’ adlı bir demo kaydetti ve bu demo el altından alış-verişi yapılan metal albümleri arasında en arananlardan biri haline geldi.
Metallica’nın San Fransisco’da sergilediği iki performans L.A’deki performanslardan daha dostane, daha dürüsttü, en azından grubu çete olarak görmüyorlardı. Burada grup bas gitarist Cliff Burton’ı kaptı.. Cliff, Trauma ile beraber South California’ya gitmeyi reddederek Metallica ile beraber Bay Area’da kalmanın daha iyi bir fikir olduğuna kanaat getirdi ve resmen Metallica’ya katılmış oldu.
 
"No Life Til Leather"ın bir kopyası New York'ta Metal Cenneti olarak bilinen Jon Zazula’nın dükkânına düştü. Zazula hemen Metallica’yı doğuda bir kaç performans sergilemelerini ve gruba albüm yapmak istediğini söyledi. Grup sonunda doğuya gitti fakat grubun gitaristi olan Dave Mustaine o yaştaki insanların kaldırabileceğinden daha ağır problemler yaratıyordu. Bu sebepten dolayı New York’a geldikten birkaç hafta sonra Mustaine’e yol verildi. Mark Whitakker boşalan yer için Exodus’tan Kirk Hammett’ı tavsiye etti. Akabindeki iki Telefon görüşmesi ve uçak yolculuğundan sonra Kirk Hammett 1983’te Metallica’ya katılmış oldu.
Metallica’nın ilk albümü Kill’Em All 1983 sonlarına doğru piyasaya çıktı, bunun hemen üzerine gelen bir kaç şiddetli performans ise grubun Avrupa ve Amerika’daki ününün patlamasına yol açtı. Grup 1984’te prodüktör Flemming Rassmussen ile ikinci albümleri üzerine çalışmak için Kopenag’taki Sweet Silence Stüdyolarına gitti. ‘Ride The Lightning’ gösterdi ki Metallica asla tek albümlük, sıradan thrash gruplarından biri olmayacaktı. Bu albümden sonra grup "Elektra" şirketinin bir numaralı hedefi haline geldi. 1984 sonbaharında karşılıklı anlaşmalar yapıldı ve grubun ünü engellenemez bir şekilde yükselmeye devam etti.
 
Grup 1985’te aynı stüdyolara geri dönüp ‘Master of Puppets’ı kaydetti. L.A’de Michael Wagner ile mixleri yapılan albüm 1986 başlarında piyasaya çıktı. Albümün hemen sonrası gruba, Ozzy Osbourne ile bir tur kazandırdı ki bu tur grubun ne kadar hayranının oluştuğunun kanıtı olacaktı. Grup her geçen Gün hedeflediği gerçeğe daha çok yaklaşıyordu; tüm dünyada en iyi olmak!
 
27 Eylül 1986’da, kurulan hayaller birden paramparça oldu.. İsveçin herhangi bir yerinde seyahat eden grup otobüsü yoldan çıkarak kaza yaptı ve Cliff Burton öldü. Grubun müziğinin gelişmesi için ortaya koyduğu filozofik çalışmalar, müzikal teorilerin yanı sıra Hetfield’in kişisel olarak kendini geliştirmesinin en büyük yardımcısıydı. Metallica’yı Cliff’siz düşünmek imkansızdı.. Yas döneminin ardından Lars, James ve Kirk tekrar savaşmaya karar verdiler.. Yaklaşık 40 aday arasından seçilen Floatsam an Jetsam’ın elemanı "Jason Newsted" grubun yeni bas gitaristi oldu. Dörtlü hemen bir tura çıktı ve ardından kendi parçalarının yeniden düzenlemesi olan ‘Garage Days Re-Revisited’ adlı EP’yi kaydetti. 1987'de ise unutulmayacak bir saygı ve vefa örneği gösteren grup ölen arkadaşları Cliff Burton için 86 Long Island konseri görüntülerinden oluşan Cliff'em All adlı videoyu yaptı.
 
Jason’un gruba iyice yerleşmesinden sonra grup dördüncü albümleri "…And Justice For All"'ı Ağustos 1988’de piyasaya çıkardı. Ürküten patlama bir anda gerçekleşti ve albüm Amerika listelerinde 6. sıraya yerleşti ve en iyi Metal/Hard Rock albümü dalında Grammy adayı oldu. Grup Monsters Of Rock festivalinde ana grup olan Van Halen’ı tam anlamıyla ezdi geçti ve dünya turu için yola çıktı. Aynı zamanlarda grup nihayet “one”a anti-video diye adlandırabileceğimiz bir video çekti.
1991’de Metallica kendi adlarını taşıyan ‘Black’ albümünü piyasaya çıkardı ve artık grubun şöhreti dünyayı aşmıştı. Yeni prodüktör Bob Rock ile yaptıkları bu albüm, önceki albüme göre daha kısa şarkılar, daha dolu bir ses ve daha basit düzenlemelerden oluşmuştu. Albüm birden dünyanın heryerinde bir numaraya oturdu ve dünya çapında 15 milyon kopya sattı, üzerine yetmedi aralarında Grammy ve MTV/AMA’nın da dahil olduğu bilmem kaç ödül aldılar..
 
Yeni albüm dört senelik bir aradan sonra günışığı gördü. California, The Plant in Sausalito’da kaydedilen albüme grup “Load” adını verdi. Metallica’nın şu ana kadar yaptığı en uzun albüm olan “Load” 14 parçadan oluşuyordu ve gruptaki gözle görülür değişikliklerin başlangıcıydı. Tabi bu albüm de Bob Rock’ın ellerinden geçti. Üzerinde tartışılan birçok parçadan sonra ikinci albüm “ReLoad” olarak 1997’de piyasaya çıktı. The Load turları, teknolojinin her nimetinden faydalanılmış kurgusuyla, çift sahnesiyle, insanları ruhen, bedenen kuşatmış ve asla unutulamayacak 2 Saat olarak metal tarihine geçti. İnsanların Metallica için olan endişeleri bir anda uçup gitti. Albüm asla ‘Black’in başarısını yakalayamadı ve zaten iki albüm karşılaştırılmamalıydı da. ‘Load’ kendi doğruları içinde en iyisiydi.
 
1998 senesinde grup, eski işlerini tekrar ortaya dökme kararı alarak 11 parçalık bir cover albüm için tekrar stüdyoya girdi ve ortaya iki cdlik Garage Inc. Çıktı. Albüm tam anlamıyla Metallica’nın başarısının tekrar gözler önüne serilmesi amaçlıydı. Grubun içindeki müzik ateşi hala yanıyordu ve bunu da 1999 yılında kantıladılar; grup San Francisco Senfoni Orkestrasıyla beraber çalacaktı.. Her ne kadar çalınacak parçalar henüz kararlaştırılmadıysa da bu albüm ‘Master Of Puppets’ gibi şarkılara daha senfonik, öncekinden daha güçlü bir Hava kazandırdı. Düzenlemeler, kayıt aşaması, o, bu derken Metallica 1999 sonlarına doğru S&M adlı albümü piyasaya çıkardı…
 
2001 yılında ortaya çıkan bazı dedikodular sonunda Jason Newsted gruptan ayrıldı. Grup şunu fark etti ki kişisel ve müzikal alandaki ilişkiler üzerine daha fazla çalışmak gerekiyordu ve sonuç olarak 2001 yılının ilk yarısını bunlar üzerine çalışarak geçirdiler. Grup The Presidio adı verilen eski bir kışlaya yerleşti ve bas gitarist bulmak için acele etmeme kararı aldı ve provalar sırasında bas gitarı prodüktör Bob Rock üstlendi.
2001’in ortasında James Hetfield rehabilitasyon ihtiyacı hissetti ve bir süre dinlenmek için kendi köşesine çekildi. Aylar boyunca Metallica üyeleri kendilerini ve grubu sorgulamak, değerlendirmek için bolca zaman buldular. Aradan geçen onca zaman sonunda grup tekrar toplandı ve birbirlerine olan saygının ve takdirin her zamankinden daha derin ve güçlü olduğunu fark ettiler. Artık yeni albüm için çalışmanın zamanı gelmişti..
Grup, 2002 senesinde, yeni karargâhında ‘St Anger’ albümü için hazırlıklara başladı. Başlayan bu erken çalışma, gruba geniş düşünce ve ifadelerinde kolaylık sağlarken hiçbiri ‘St Anger’ın bu kadar hırslı ve sert olabileceğini düşünmemişti. Bob Rock’ın her zamanki teşvik ve desteğiyle şarkı sözleri tüm grup elemanları tarafından yazıldı.
 
Metallica gururluydu, kendinden emindi, minnettardı, alçak gönüllüydü, açtı, sinirliydi ve mutluydu. Gergin? Tabi ki, ama bu iyi bir şeydi, grubu yeni yerlere ve daha yaratıcı eserlere sevkediyordu.. En önemlisi grup zevk alıyordu.
2002 sonbaharında grup artık yeni bir bas gitarist edinmenin zamanının geldiğine karar verdi. Bir kaç birebir görüşme, kişisel başvurular ve benzeri işlerden sonra eski Suicidal Tendencies/Ozzy Osbourne/Infecious Grooves bas gitaristi Robert Trujillo Metallica’ya katıldı. Yedek olarak değil, kiralık olarak değil, işe alınmış bir bas gitarist olarak değil, gruptan biri olarak kabul edildi. Rahatlığı, mutluluğu, sıcaklığı, 15 senelik tecrübesi Robert’ı doğal bir seçim haline getirdi
st.anger,hardcore/nu-metal ezgileri taşıyan bir albümdür. Bu albümden çıkan Frantic ve st.anger şarkıları, Metallica tarihinin en iyi parçalarıdır.
Bana sorarsanız Metallica sadece müzik bakımından bir düşüş yaşamıştır. Eskiden sert ve insanları deliye çeviren müzikler yaparlardı. Son albümleri olan st.anger biraz hafif müzikler içersede, başarılı bir albüm olmuştur.
Metallica nın bir sonraki albumu 2007 de çıkacak. Umarım eski Metallica yı görme şansımız olur…
Kaynak: Diyadinnet